| Şifa Kaynağı Bir
Bitki: Zeytin ve zeytinyağı
Zeytin... Sahip olduğu besin değeri ile insan sağlığını koruyan bir
mucize
Çok eski çağlardan bu yana tüketilen zeytin, zamanla
önemini daha da arttırmış, sofralardaki daimi yerini alarak insan
sağlığının önemli bir koruyucusu olmuştur. Besin değeri oldukça
yüksek olan zeytin, aynı zamanda yağıyla da sağlığa olan katkısını
arttırmaktadır.
Sağlığa olumsuz hiçbir etkisi olmayan zeytinyağı, içerdiği
antioksidanlar sayesinde kalp-damar hastalıkları ve kansere karşı da
koruyucu bir etki gösterir. Özellikle günümüzde kalp ve damar
şikayetlerinin çoğalması, bu mucizevi besinin insan sağlığı
açısından önemini daha da artırmaktadır.
Son yıllarda yapılan araştırmalar,
zeytinin yalnızca lezzetli bir gıda değil, bunun yanında yüksek
kaloriye sahip önemli bir besin kaynağı olduğunu da ortaya
koymuştur. Zeytinin yanı sıra zeytinin yağı da, önemli bir besin
kaynağıdır.
Kalp ve Damar Sağlığı
Üzerindeki Faydaları:
Zeytin ve zeytinyağının içinde yağ asitleri
bulunur. Bu asitlerin çoğu vücut için zaruri olan tekli doymamış
omega-6 (linoleik asit) yağlarıdır. Tekli doymamış yağlar kolesterol
içermezler. Bundan dolayı zeytinyağı diğer yağların aksine kandaki
kolesterol oranını yükseltmemekte, tam tersine kontrol altında
tutmaktadır.
Bu konuda yapılan çalışmalarda, 1 hafta boyunca her gün
yaklaşık 2 yemek kaşığı doğal zeytinyağı tüketen insanların
kolestrol düzeylerinde son derece olumlu sonuçlar elde edilmiştir...
Antioksidanlar, vücudumuzdaki zararlı maddeleri etkisiz hale getiren
ve hücrenin tahrip edilmesini engelleyen son derece önemli
maddelerdir. Düzenli zeytinyağı kullanan insanlarda yüksek
antioksidan seviyeleri izlenmiştir. Ayrıca zeytinyağının kalp
hastalıklarını önlediği pek çok araştırma ile de tasdik edilmiştir.
Yüksek oranda kalp ve damar hastalıkları vakalarına rastlanan
ülkelerde çoğunlukla yüksek kolesterol düzeyine sahip doymuş yağlar
tüketilmektedir. Bu yanlış beslenme alışkanlığı Akdeniz diyeti yani
zeytinyağı tüketimi ile düzeltilebilmektedir. Zeytinyağı kandaki
kolesterolü düzenlediği için kalp ve damar hastalarına ilaç olarak
tavsiye edilmektedir.
Bunun yanı sıra zeytinyağı omega-6 yağ asidinin omega-3 yağ
asidine oranını da düzenlemektedir. Omega-3 ve omega-6 yağ
asitlerinin vücuda belli bir oranda alınması çok önemlidir. Çünkü bu
oranlardaki dengesizlik durumunda hastalıklar ve kanser de dahil
olmak üzere, kalp ve bağışıklık sistemi ile ilgili birçok hastalığın
ilerlemesi söz konusu olmaktadır. Tüm bu sebeplerden dolayı pek çok
insan zeytinyağı ile sağlık bulmaktadır. Amerikan Kalp Birliği, kalp
hastalığı riskini azaltmak için yüksek tekli doymamış yağ
diyetlerinin, %30 düşük yağlı diyete bir alternatif olabileceğini
ortaya çıkarmıştır.
Kanseri önlemedeki rolü:
The Archives of Internal Medicine
dergisinde yayınlanan bir çalışma, yüksek oranda zeytinyağı tüketen
kadınların göğüs kanserine yakalanma riskinin daha az olduğunu
göstermiştir. New York'ta Buffalo Üniversitesi araştırmacılarının
yürüttüğü ayrı bir çalışmada ise, zeytinyağı gibi bitkisel yağlarda
bulunan bir madde olan ß-sitosterol'ün prostat kanser hücrelerinin
oluşumunu engellemede yardımcı olabildiğini kanıtlamıştır.
Araştırmacılar ß-sitosterol'ün hücrelerin bölünmemesi emrini veren
hücre içi haberleşme sistemini güçlendirdiği, böylece hücre büyümesi
kontrolsüz hale gelmeden kanserin engellenebileceği sonucuna
varmışlardır.
Oxford Üniversitesi'ndeki doktorlar tarafından yürütülen son
araştırmada da, zeytinyağının bağırsak kanserine karşı koru- yucu
özelliğe sahip olduğu belirlenmiştir. Doktorlar zeytinyağının
bağırsak kanserinin başlamasını engellemek için midedeki asitle
tepkimeye girdiğini keşfetmişlerdir. Oxford araştırmacıları aynı
zamanda zeytinyağının safra asidi miktarını azaltarak ve DAO (diamin
oksidaz adlı enzim) seviyesini yükselterek, anormal hücre artışına
ve kansere karşı koruyucu olduğunu keşfetmişlerdir.
Ayrıca araştırmacıların raporlarına göre bol miktarda
zeytinyağı ve sebze yiyen insanlarda, eklemlerdeki kronik bir
hastalık olan romatizmal arterit (atardamar enfeksiyonu) geçirme
riski azalmaktadır.
Kemik
gelişimine yardımcı olması:
İçerdiği E, A, D, ve K
vitaminleri, çocukların ve erişkinlerin kemik gelişimine yardımcı
olması, kalsiyum kaybını engelleyerek kemikleri güçlendirmesi
bakımından zeytin oldukça önemlidir. Zeytin, yaşlılara da özellikle
tavsiye edilmektedir; çünkü sindirimi kolaydır ve minerallerle
vitaminlerin vücutta kullanılmasına yardımcı olur. Ayrıca
minerallerin kemiklerde çökmesini sağlayarak kalsiyum kaybını da
engeller. Kemikler organizmanın mineral yapılarının deposunu
oluşturur ve kemiklerde mineral birikimi olmadığı takdirde kemik
erimesi gibi ciddi rahatsızlıklar ortaya çıkmaktadır. Bu bakımdan
zeytinin iskelet sistemimiz üzerinde çok olumlu katkısı vardır.
Yaşlanmayı
önlemesi:
Zeytinyağının
içerdiği vitaminler, hücre yenileyici özelliklere sahip oldukları
için, yaşlılık tedavisinde de kullanılır, cildi besler ve korurlar.
Besinlerle beraber bedenimize "serbest radikal" denilen bazı
maddeleri de alırız. Zeytinyağı, başta E vitamini olmak üzere,
içerdiği çok sayıdaki antioksidan maddeyle bu zararlı maddelerin
vücudumuzda neden olduğu tahribatı önler, hücrelerimizi yeniler,
doku ve organlarımızın yaşlanmasını geciktirir.
Tansiyon düşürücü:
Archives of Internal
Medicine dergisinin 27 Mart 2000 tarihli sayısında yayınlanan bir
çalışma, zeytinyağının yüksek tansiyona olumlu etkisini bir kez daha
vurgulamaktadır. Ayrıca zeytin ağacının yaprağı ile tansiyon
düşürücü ilaçlar yapılmaktadır.
İç organlara faydaları:
Zeytinyağı mide asidini
azaltarak mideyi gastrit ve ülser gibi hastalıklara karşı korur.
Bunun yanı sıra safra salgısını harekete geçirerek, sindirimin en
mükemmel hale gelmesini sağlar. Safra kesesinin boşalma işlemini
düzenler ve safra taşı riskini azaltır. Ayrıca içindeki klor
sayesinde de böbreğin çalışmasına yardımcı olur ve böylece vücudun
atıklardan arınmasını kolaylaştırır. Bunların yanı sıra beyin
damarlarının sağlığına da olumlu etkisi vardır.
Çocukların
gelişimine katkısı:
Zeytin ve zeytinyağı,
içlerinde bulunan linoleik asitten (omega-6 yağ asidi) ötürü yeni
doğmuş bebekler ve gelişim çağındaki çocuklar için son derece
faydalı besinlerdir. Linoleik asidin eksikliği, gelişimin
yavaşlamasına ve hatta birtakım deri rahatsızlıklarının ortaya
çıkmasına neden olur.
Zeytinyağı vücudumuzdaki zararlı maddelerin vücudumuzda neden
olduğu tahribatı önleyen antioksidan elementleri ve insan için büyük
önem taşıyan yağ asitleri içerir. Bunlar da hormonlara destek olur
ve hücre zarının oluşumuna yardımcı olurlar.
Zeytinyağı, insan sütündeki yağ asidi oranına benzer, dengeli
bir çoklu doymamış bileşime sahiptir. İnsan vücudu tarafından elde
edilemeyen, aynı zamanda vücut için vazgeçilmez önemi olan bu temel
yağ asitleri açısından, zeytinyağı yeterli bir kaynaktır. Bu
faktörler zeytinyağını, yeni doğmuş bebekler için oldukça faydalı
kılmaktadır.
Doğum öncesi ve sonrasında bebek beyninin ve sinir sisteminin
doğal gelişimine katkıda bulunmasından dolayı uzmanlarca, annelere
önerilen tek yağ, yine zeytinyağıdır. Anne sütüne yakın miktarda
linoleik asit içermekle beraber yağsız inek sütüne zeytinyağı
katıldığında anne sütü kadar doğal bir besin kaynağı özelliği
kazanır. |